Bir grup arıyla sineği bir şişeye koyuyorlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştiriyorlar. Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşüyorlar . Ama şişenin tabanı cam ve onların da yabancısı olduğu bir madde olduğundan çıkmayı başaramıyorlar. Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşuyorlar ve karanlıkta dışarı çıkıp kayboluyorlar. Ağzı açık olan şişeden karanlık
tarafa doğru tek bir arı bile gelmiyor. Camın önünde ışığa doğru
çabalarına devam ediyorlar...
Bu basit deney hemen insanın aklına bir soru getiriyor Arılar bu kadar akılsız hayvanlar mı yoksa ışığa ulaşmaya çalışan asil bir hayvan mı arıların yaşam biçimlerini hepimiz az çok biliriz arılar dolaştıkları yerler dağlar ,ovalar,çiçekler gibi tertemiz yerler olduğu için hayatları boyu pisliğin olduğu yerlerde olmazlar tertemiz inaçlı ve onurlu bir hayat sürerler ışığa yürüyenlerin her zaman önüne engeller çıkar bu engellere rağmen asla ışığa yürümekten vazgeçmeyecekler.
Bizlerde sendikal mücadelede aynı arılar gibi ışığa yürüyenlerden olacağız önümüze ne kadar engel çıkarsa çıksın asla ışıktan vazgeçmeyeceğiz yılmadan yıkılmadan ışığı gördüğümüz yöne doğru yürüyeceğiz.
Önceliklerimizin ilk sırasına yerleştirdiğimiz Vatanın ve Milletin bölünmez bütünlüğü, Devletin üniter yapısının korunması ve güçlü bir şekilde yaşatılmasını amaçlayan, çalışan ,Üreten,Yol Gösteren ve Hak ettiğini alan sendikacılık ilkelerimizden taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz
Bunun karşısında sinekler gibi şişenin ağzı karanlığa bakan tarafta gezerek karanlığın ucunda ne olduğunu düşünmeden şişenin ağzından çıkıp uzaklaşan
Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır. Karanlığa yürüyenlerdir.
Karanlık düşüncelerdir. Şişenin ağzının karanlığa bakmasının onlarca hiç
bir önemi yoktur . Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır. sadece
Kendi yaşamları söz konusudur. Nerede yemek varsa, nerede rahat
yasayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Onlar için
karanlık olması önemli değildir.
Sendikal mücadelede bir tarafta hak almak için her türlü çabayı sarf eden kendi ilkelerini oluşturan onurlu bir duruş sergileyen her türlü baskıya direnen ve ışıya doğru yürüyen çelik yürekli insanlar.
Diğer taraftan sendikal mücadelede her türlü anlayışı mubah gören yalan ve dolan üzerine inşa ettikleri bina elbette bir gün üzerlerine çökecek ve hepsi altında kalacaktır.