Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Devrine İlişkin Tebliğ ile ilgili Danıştay’a dava açıldı.
DANIŞTAY BAŞKANLIĞI’NA
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR
DAVACI : TÜRKİYE KAMU-SEN (4688 SY.19/F)
VEKİLİ : Av. İlhan KARA
Dr. Mediha Eldem Sokak No: 85 Kocatepe /ANKARA
DAVALI : MALİYE BAKANLIĞI/ ANKARA
TEBLİĞ TARİHİ: 31.12.2009Tarihli ve 27449 sayılı Resmi Gazete 5. Mükerrer)
DAVA KONUSU: 31.12.2008 tarihli Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe giren; Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin
Sosyal Güvenlik Kurumuna Devrine İlişkin Tebliğin 4 Harcırah İşlemleri
Başlık kısmının birinci ve ikinci bentlerinin katılım payı uygulaması
başlıklı 5. maddesinin öncelikli olarak yürütmesinin durdurulması ve
bilahare iptali talebinden ibarettir.
DAVANIN İZAHI
I-Türkiye Kamu-Sen; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanununun 19. maddesinin ‘ f ‘bendi uyarınca;
“ Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve
menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya
çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve
derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya
ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak hakkına
sahiptir.”Ayrıca Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu,
18.06.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 2005/1 E. ve 2006/1 K.
Sayılı kararıyla 4688
sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 19'uncu maddesinin (f)
bendi uyarınca kamu görevlileri sendikaları ve üst kuruluşlarının
üyeleri hakkında tesis edilen bireysel (sübjektif) işlemlere karşı
üyelerini temsilen dava açma ve bu nedenle açılan davalarda taraf olma
hakkının bulunduğu yönünde hüküm tesis etmiştir.
II- İptal davasına konu olan Tebliğ’in;
Harcırah işlemleri başlıklı 4. maddesinde;
“Kamu personeli ve bakmakla yükümlü
bulundukları aile fertlerinin sağlık hizmetleri, devir tarihinden
itibaren, 5510 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri
çerçevesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağından, söz
konusu kişiler hakkında 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve Tedavi
Tebliğinin gündelik, yol masrafı ve refakatçi giderlerine ilişkin
hükümlerinin uygulanma imkanı da bulunmamaktadır.
Bu nedenle, 15/1/2010 tarihinden itibaren (bu tarih
dahil), sağlık kurum ve kuruluşları tarafından, yatarak veya ayakta
tedavi amacıyla memuriyet mahalli dışına sevk edilen kamu personeli ile
bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerine, gidiş ve dönüşleri için
yol masrafı ve gündelikleri ile ayakta tedavi görmeleri halinde ayakta
tedavi süresince gündelikleri görevli oldukları kamu idarelerince
değil, SUT'un ilgili maddesinde belirtilen esaslar dahilinde Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından ödenecektir. Aynı şekilde, tedavi amacıyla
memuriyet mahalli dışına sevk edilenlerin refakatçileri için de
15/1/2010 tarihinden itibaren kamu personelinin kurumu tarafından yol
masrafı ve gündelik ödenmeyecektir.”Hükmüne yer verilmiştir.
Yine Katılım payı uygulaması başlıklı 5. maddesinde ise;
Kamu personelinin ve bakmakla yükümlü bulundukları
aile fertlerinin devir tarihine kadar sağlanmış olan sağlık
hizmetlerine ilişkin katılım payı işlemleri, 18/9/2009 tarihli ve 27353
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (12) Sıra No'lu Tedavi Katılım
Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ hükümlerine göre yapılacaktır.
Tedavi giderlerine ilişkin muayene katılım paylarının
tahsili, 14/1/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) verilen sağlık
hizmetleri için, yukarıda belirtilen Tebliğ hükümlerine göre kamu
idarelerince ilgilinin aylık veya ücretinden kesilmek suretiyle
sağlanacaktır.
Devir tarihinden itibaren, Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından sağlanacak sağlık hizmetlerinden doğan katılım payına
ilişkin işlemler, SUT esas ve usulleri doğrultusunda yürütülecektir.
Devir tarihinden itibaren sağlanacak sağlık hizmetleri için kamu
idareleri tarafından memurların aylıklarından katılım payı kesintisi
yapılmayacaktır.” Hükmü yer almıştır. Her iki hüküm yasa
hükümleri ve yargı kararları bakımından değerlendirildiğinde açıkça
hukuka aykırılık içermektedir.
III-Anayasanın kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128. maddesinde; “Devletin,
kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare
esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin
gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu
görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,
görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve
diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”Hükmüne yer verilmiştir. Bu
hüküm değerlendirildiğinde memur statüsünün farklı bir statü olduğu
ayrık düzenlenmesi gerektiği açıkça vurgulanmaktadır. Nitekim Anayasa
Mahkemesi Sosyal güvenlik yasasının iptaline ilişkin vermiş olduğu bir
kararda; “......... Yasa koyucunun Anayasa’nın 7. maddesi uyarınca
sahip olduğu genel düzenleme yetkisi kapsamında bulunan konuların, 128.
maddede özel olarak vurgulanarak yasa ile yapılmasının Anayasa buyruğu
haline getirilmesi, Devletin en temel işlevlerinden olan kamu
hizmetinin görülmesindeki yeri tartışmasız olan kamu
görevlileri için statülerine, yaptıkları görevin gereklerine uygun,
emeklileri için de önceki statüleri ile uyumlu ayrı yasal düzenleme
yapılmasını gerekli kılmaktadır. Ancak, düzenlemenin aynı hukuksal
konumda bulunmayanların bu özelliklerini ve farklılıklarını yansıtmak
koşuluyla aynı veya başka bir yasa içinde yapılması hususu kuşkusuz
yasa koyucunun takdiri içindedir.”Gerekçesine yer vermiştir.
Anayasa Mahkemesi gerekçesinden de anlaşılacağı üzere; memurların
özlük haklarına ilişkin bir düzenleme yapılacaksa (tedavi katılım payı
vs) bunun asli kanun olan 657 sayılı yasada yapılması anayasa hükmü
niteliğindedir.
V- Devlet Memurlarının Tedavi ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 20. maddesinde; “Tedavi resmi sağlık kurumlarından sağlandığı takdirde, bu kurumlarca hastadan hiçbir suretle para alınmaz.
Sağlık kurumunca, hastanın tedavisi dolayısıyla yapılan bütün
işlemler sonucu istenilmesi gereken ücretleri göstermek üzere fatura
düzenlenerek ilgili kuruma gönderilir, bedeli en geç aynı mali yıl
sonuna kadar bu kurumca ödenir.”
“Özel Sağlık Kuruluşlarında tedavi” 22. maddesinde ise;” Tedavi
özel sağlık kuruluşlarında sağlandığı takdirde, (tabip tarafından kabul
edilmek şartıyla) muayene ücreti ve yapılmışsa sair giderler hastadan
alınmaz. Tabip tarafından bunlar gösterilmek suretiyle bir fatura
düzenlenerek ilgili kuruma gönderilir, bedeli en geç aynı mali yıl
sonuna kadar bu kurumca tabibe ödenir. Bu yol tabip tarafından
kabul edilmediği takdirde, talep edilen para hasta tarafından tabibe
ödenir. Alınacak fatura ilgili kuruma verilerek bedeli kurumdan
alınacağı” öngörülmüştür. Bu hüküm bakımından iptale
konu düzenleme değerlendirildiğinde iptale konu düzenlemenin devlet
memurlarının tedavi giderlerine dair asli düzenleme niteliğindeki
yönetmelik hükümlerine de aykırı olduğu açıktır. Yine
konfederasyonumuzca açılan iptal davasında, Danıştay 10. Dairesi
2009/1926E sayılı dosyasında, “idarece özel sağlık kurum ve kuruluşları
ile kamuya ait sağlık kurum ve kuruluşlarına başvuran hastalardan
katılım payının farklı alınmasını gerektiren somut bir neden
gösterilmediği gibi, yapılan düzenlemede yasada belirtilen kriter de(
önceki basamaktan sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı) dikkate
alınmamıştır. Gerekçesi yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİMİZİN AÇIKLANMASI
Dava konusu tebliğ
açıkça hukuk aykırıdır. Müvekkil Konfederasyon; ülke genelinde çalışan
yüz binlerce kamu görevlisinin bağlı olduğu bir kuruluştur. Müvekkil
Konfederasyonun yüz binlerce üyesi bu işlemden zarar görmekte ve halen
zarar görmeye devam etmektedir. Kanaatimizce; yasanın aramış olduğu iki
koşul birlikte gerçekleşmiştir. Yüksek mahkemenizin bu konuda vereceği
karar oluşan hukuksal sıkıntıyı ortadan kaldıracaktır.
HUKUKSAL NEDENLER: İYUK, 657 sayılı yasa Devlet Memurları Kanunu, diğer yasal mevzuat
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce de re’sen göz önüne alınacak sebeplerle; 31.12.2009
tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Personelinin
Sağlık Hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Devrine İlişkin Tebliğin
4 Harcırah İşlemleri Başlık kısmının birinci ve ikinci bentlerinin
katılım payı uygulaması başlıklı 5. maddesinin öncelikli olarak
yürütmesinin durdurulması ve bilahare iptaline, yargılama giderleri ile
avukatlık vekalet ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini vekaleten dilerim.
Türkiye Kamu-Sen Vekili
Av. İlhan KARA
EKLER
1- Tebliğ Metni
2- Vekaletname