|
|
|
Tarih : 27.02.2010 - 22:05:55 |
|
| Bugün heryer Hocalı, heryer sözün bittiği yer. |
|
| |
Bugün heryer Hocalı, heryer sözün bittiği yer. Şubat soğuğunda yaşanılan en derin ayazdayız. Hislerimiz bir başka durumda. Matemimiz belki de şehit olup peygamberlikten sonra en büyük makama erişen şehitlerimiz için değil. Bizler biliyoruz ki onlar "Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) de ölüler demeyin. hayır, onlar ölü değil diridirler Bakara Suresi-Ayet 154:" . Katledilen kardeşlerimizin kanı Asya'da tetikçi diye kullanılan necis Ermenilerin ellerinde halen durmakta. Kamuoyu bundan haberder olmakla beraber, kimi çevrelerce sağır, dilsiz, kör numaraları ile görmemezlikten gelinmektedir. Bunların belli başlı sebepleri olduğunu herkes biliyor.
Son zamanlarda ortaya çıkan medeniyetler ittifakı denilen misyoner akınlarına hizmet amaçlı, hoş görünme ve hoş görme sapıklıkları maalesef sabit düşmanları bile dost göstermeye yemin etmiş gibi. Şunu kimsecikler akıl etmiyor mu? Topraklarımız işgal altındayken kimin dostluğundan, kimin kardeşliğinden bahsediyorsunuz? Her fırsatta yılan gibi zehrini bizlere kusmaya hazır olanlara bu sevgi ve hürmetiniz neden?
Bu konuda diyebileceğimiz çok uzun, noktasız cümlelerimiz elbette var. Ama hakikat karşısında kör, sağır, dilsiz olmaları bu durum karşısında sadece bu ifadelerimize kulak tıkayarak hayatlarını idame etmelerinide beraberinde getirmektedir. Zira Yüca Rabbimiz "Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler. Bakara Suresi - Ayet 18- buyurmaktadır.
Bizler Allah ve Resulüne iman etmiş kimseleriz. Zulme alkış tutmadığımızı, tutmayacağımızı tarih bilir ve istikbal de buna gebedir. Zulme sağır, dilsiz ve kör olmak bizlerin hayat felsefesi içerisinde asla bulanmamıştır. Ey zulme sessiz kalanlar, kendi karanlığınızda yolunuzu mu kaybettiniz? Korkunuz nedir ki kardeşliklerimize bu tecavüzü yapanlarla birlikte Hepimiz ermeniyiz diyorsunuz?
Ermeni terör örgütü asalanın diplomatlarımıza yapmış olduğu saldırı yapanların yanında isimleri anılıp, devlet Güvenlik Mahkemelerinde kapanmayan dosyası bulunanları nasılda bir günde halk kahramanı ilan ettiniz? Birilerinin bu insan haklarından dem vurması, vicdansızlıklarının ortaya çıkışı mı yoksa? Elleriniz de pankart hepimiz Azeriyiz, Vücudumuz Hocalı demenizi inanın ki beklemiyoruz.
Bu haftayı kamuoyuna ayırmak bizlerin borcu değil mi? Bu yası kalpten yaşamak bizim vazifemiz değil mi? Hocalının ayazını damarlarımız da hissetmek boynumuzun borcu değil mi?
Eyüp Dora