Kamusenden - SENDİKAL HAKLAR İÇİN YÜRÜDÜK - Türk Habersen

 

Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Ziyaretçi Defteri
 
   
 SENDİKAL HAKLAR İÇİN YÜRÜDÜK

SENDİKAL HAKLAR İÇİN YÜRÜDÜK
 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.03.2010 - 10:34:55


ürkiye Kamu-Sen kamu çalışanlarının hakları için İstanbulda geniş katılımlı bir protesto gösterisi yaptı. İstanbulda önce Tekel işçilerine destek için 1 saatlik oturma eylemine katılan Türkiye Kamu-Sen Yönetim kurulu üyeleri ardından Taksimden Ga

 

Türkiye Kamu-Sen kamu çalışanlarının hakları için İstanbul’da geniş katılımlı bir protesto gösterisi yaptı.

İstanbul’da önce Tekel işçilerine destek için 1 saatlik oturma eylemine katılan Türkiye Kamu-Sen Yönetim kurulu üyeleri ardından Taksim’den Galatasaray Lisesi önüne yürüdü.

 

Protesto yürüyüşüne binlerce kamu çalışanının katıldığı eylemde kamu çalışanları hep bir ağızdan hükümete seslendiler. Kamu çalışanları, uluslar arası sözleşmelerden ve Anayasanın ilgili maddelerinden kaynaklanan sendikal haklarının olduğunu hatırlattılar. Attıkları sloganlarla hükümetin kamu çalışanlarının demokratik ve sendikal haklarına engel olmamalarını istediler.

 

Binlerce kamu çalışanının katıldığı yürüyüşe Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların genel başkanları da katıldı. Protesto yürüyüşü sonrasında Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız bir konuşma yaptı.

Akyıldız, kamu çalışanlarının sendikal haklarının var olduğunu ancak siyasi iradenin bunları tanımakta ayak dirediğini belirterek 25 Kasım’da yapılan bir günlük iş bırakma eylemi ile hükümete ciddi uyarılar verdiklerini söyledi.

 

Akyıldız, ülkemizin onayladığı 87, 98 ve 151 sayılı ILO sözleşmeleri ile BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslar arası Sözleşme gereği memurlarımızın toplu sözleşme ve grev hakkı kesin olarak varolduğunu belirtti.

 

Anayasanın 90. maddesine göre de usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin kanun hükmünde olduğunu belirten Akyıldız, siyasi iradenin bu gerçekten kaçtığını, görevlilerinin sendikal hakları ile ilgili iç hukuk düzenlemelerini yapmamakta ısrar ettiğini söyledi.

25 Kasım’da hiçbir sivil toplum örgütünün başaramadığı büyüklükte ve etkinlikte bir eylem yaptıklarını belirten Akyıldız eylemimiz sonunda bir kez daha görülmüştür ki, memurun grev hakkı ile ilgili yasal bir sorun yoktur dedi.

 

Akyıldız, yetkililere düşen, zaten var olan hakları tartışmak değil; gerekli hukuki düzenlemeleri bir an önce yaparak, sorunu çözmek olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

 

Ancak sorunu çözmek yerine işi yokuşa sürmeyi tercih edenler, bir memur konfederasyonunun da desteği ile bu konuda bir çalıştay yaptılar. Çalıştay’da havanda su dövüldü ve malumun ilanı olarak bir bildirge açıklandı.

Peki sonuç ne oldu? Hiç bir şey. Çünkü zaten var olan ve hukuken kesin olan bir konunun tartışılması karmaşa yaratmaktan başka bir işe yaramazdı. Bir işe de yaramadı.

Bu toplantının temelinde yatan asıl unsur, memurun iş güvencesinin yok edilmesi arzusudur.

Memurun toplu sözleşme ve grev hakkı mücadelesini, iş güvencesinin yok edilmesi için bir silah olarak kullanmak isteyenlerin sergilediği oyunlardan biridir.

Memur sendikacılığı, birkaç temenni ile avutulacak, bir çalıştayla oyalanacak dönemi çoktan aşmıştır.

Türkiye Kamu-Sen, 25 Kasım’da bütün şüpheleri ortadan kaldırmış, sözü; eyleme dönüştürmüştür.

Şimdi masa başında oturup, bu hakkı sulandırmanın, grev hakkı ile iş güvencesini karşılıklı kefelere koyup tartışmanın bir anlamı yoktur.

Hele ki, memur sendikalarının bu suça ortak olmalarının kabul edilir bir yanı hiç yoktur.

Türkiye Kamu-Sen olarak diyoruz ki: Grev hakkı ile iş güvencesinin bir arada olamayacağı söylemi, grev yapan çalışanların işten çıkarılabilmelerinin sağlanmasına yönelik bir tehdittir.

Grev, çalışanların haklarının korunması ve ilerletilmesi amacıyla başvurduğu bir araçtır.

Grev yapan çalışanın bu nedenle işten çıkarılması ise zaten kanunlara aykırıdır.

Grev yapan çalışana iş güvencesi sağlamıştır. Memurluk güvencesi ise kamu adına hizmet üretenlere, kamu hizmetinin bir gereği olarak sağlanmış bir haktır.

İş güvencesini yok etmek, memuru yok etmek demektir.

Memurluk ve iş güvencesi; sendika hakkı ve toplu sözleşme - grev hakkı birbirinden ayrılamaz kavramlardır. Memur varsa iş güvencesi de olmak zorundadır.

Sendika hakkı varsa, toplu sözleşme ve grev hakkı da olmak zorundadır.

Dolayısıyla ne memurlara tanınacak sendikal hakların toplu sözleşme ve grev hakkından soyutlanması ne de sendikal hakları kullananların iş güvencesinden mahrum bırakılmaları söz konusu olamaz.

 
TEKEL işçileri, 75 gündür iş güvencesi için direnmektedir.

Çalışanlar bu uğurda açlık grevine gitmekte, ölümü bile göze almakta, canlarını ortaya koymaktadır. Bu dönemde iş güvencesi, çalışanlar açısından hayati önem içeren bir konudur.

Siyasi irade ise çalışanların iş güvencesini yok etmek için her türlü kirli oyunu sahnelemektedir.

Bu zihniyetin en büyük arzusu kanunlarla memurlara tanınmış olan güvenceleri de kaldırarak, istediği gibi yönlendirebildiği, güvencesiz, güvensiz ve iktidar uşağı bir memur kitlesi yaratmaktır.

Bu amaçla memurluk güvencesi üzerinde yaratmak istedikleri her türlü tahribat, Türkiye Kamu-Sen tarafından bertaraf edilmiştir.

AKP iktidarının yeni stratejisi ise toplu sözleşme ve grev hakkı tartışmaları üzerinden, memurluk güvencesini tartışmaya açmaktır.

 

Türkiye Kamu-Sen bu oyuna gelmemiştir ama bu oyunda figüran olmak için can atan taşeron bir konfederasyon bulunmuştur.

Nitekim geçtiğimiz günlerde bu konfederasyona düzenlettirilen kongrede sayın Başbakan, “memura toplu sözleşme ve grev hakkı vermemiz için memurlarla işçilerin çalışan adı altında birleşmesi zorunludur. Başka şekilde olmaz” demiştir.

Bu memur konfederasyonunun yetkilileri ise Başbakanı ayakta alkışlamışlardır.

Bilinmelidir ki, toplu sözleşme ve grev, memurlarımızın yasal hakkıdır.

Ancak bunun 4688 sayılı kanun içinde de düzenlenmesi ve toplu sözleşme sisteminin kurulması gerekmektedir.

 

Türkiye Kamu-Sen’in girişimleri sonucunda ILO’nun 2009 yılında Türkiye ile ilgili olarak aldığı karar, siyaseti mahkum etmiştir. ILO, hükümet temsilcilerine “artık sizin verdiğiniz söze inanmıyoruz, eğer siz memura toplu sözleşme ve grev hakkı veren kanun değişikliğini beceremiyorsanız, biz size teknik destek vereceğiz” demiştir.

Türkiye Kamu-Sen memurun iş güvencesinin bekçisi, toplu sözleşme ve grev hakkının yılmaz takipçisidir.

Türkiye Kamu-Sen, memurun hiç bir hakkının gasp edilmesine müsaade etmeyecektir.

Türkiye Kamu-Sen, memurlarımızın toplu sözleşme ve grev hakkından asla vazgeçmeyecektir.

Bizler inançlı ve kararlı olduğumuz sürece, kazanacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Verdiğimiz iş güvenceli, toplu sözleşme ve grev hakkı mücadelemizi mutlaka kazanacağız.


  Editör : Zahir Arslan

50 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Zahir Arslan

 Kategori ¬ Kamusenden

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  Ahmet Sandalcının Babası Vefat Etmiştir  

 
 Köşe Yazıları

Tahir Karatop

Tahir Karatop ¬
Varlığım Armağan Olsun

Zahir Arslan

Zahir Arslan ¬
ÇALIŞANLAR SENDİKALARA NEDEN GÜVENMİYOR

Misafir

Misafir ¬
Kim Kime Ağlıyor
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Önemli Linkler
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 40
 Dün : 63
 Toplam : 27728
 Ip No : 38.107.191.103
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Tarihte Bugün
 9 Eylül 1855 - Osmanlı'da ilk telgraf hattı açıldı
 9 Eylül 1974 - Keban Barajının hizmete girmesi
 9 Eylül 1922 - İzmir, Bornova, Menemen, Edremit ve Orhaneli'nin kurtuluşu.
 
 Özlü Söz


Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir.
KONFİÇYÜS

 
 Hava Durumu



 
 Gazeteler

 
 Saat



 

 



 
 

   © Copyright - 1992- Türk Habersen - Tüm Hakları Saklıdır.